Türk Harb-İş Sendikası 
Site Haritası | 3 aktif ziyaretçi var


 HARB-İŞ
 ·  Ana Sayfa
 ·  Başkandan
 ·  Basın Duyuruları
 ·  Tarihçe
 ·  Linkler
 ·  Yönetim Kurulu
 ·  İletişim

 FAALİYETLER
 ·  Eğitimler
 ·  Sendikal Haberler
 ·  Uluslararası İlişkilerimiz

 ÇALIŞMA YAŞAMI
 ·  Asgari Ücret
 ·  Kıdem Tazminatı

 HUKUK
 ·  TİS
 ·  Kanunlar ve Tasarılar

 Üye Girişi
   Rumuz:    
   Parola:     
 Beni Hatırla

 Arama
  





   
                          


 BASIN AÇIKLAMASI

ÇAYKUR İŞÇİLERİ YALNIZ DEĞİLDİR

Çaykur’a bağlı işyerlerinde çalışan binlerce işçi, sendikaları Türk-İş üyesi Tekgıda-İş’ten yasa dışı biçimde baskı ve hile ile istifa ettirilerek Hak-İş Konfederasyonuna bağlı Özgıda-İş Sendikası’na üye olmaya zorlanmaktadır.

Türk Harb-İş Sendikası, Çaykur işçilerinin 40 yılı aşkın süredir tek örgütlü ve yetkili sendikası Tekgıda-İş’ten istifa ettirilmelerini şiddetle kınamayı demokratik bir görev sayar.

Türk Harb-İş Sendikası, Türk-İş Genel Sekreteri ve Tekgıda-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel’in yasa dışı nitelikteki bu girişimleri protesto etmek amacıyla Rize’de başlattığı protesto eylemini destekler (22 Temmuz 2008).

Türk Harb-İş Sendikası Merkez Yönetim Kurulu

 BASIN AÇIKLAMASI


İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İŞÇİLERİNE
YÖNELİK SALDIRIYI ŞİDDETLE KINIYORUZ


 

Türk Harb-İş Sendikası Merkez Yönetim Kurulu’nun basına ve kamuoyuna açıklaması

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan Türk-İş’e bağlı Belediye-İş Sendikası üyelerine karşı güvenlik güçleri tarafından dün yapılan saldırı, Hükümetin demokratik hak ve özgürlükler konusundaki içtensizliğini ve ikili tutumunu bir kez daha göstermiştir.

Güvenlik güçlerinin yasal ve demokratik haklarını kullanan Belediye-İş Sendikası üyesi işçilere ve onların eş ve çocuklarına yönelik bu çirkin saldırısı, tıpkı 1 Mayıs 2008’te İstanbul’da uygulanan zor ve şiddet içeren görüntüler gibi bir kez daha ülkemizi dünya kamuoyu önünde küçük düşürmüştür.

Yasal grev kararını işyerine asmak isteyen belediye işçilerine ve onların eş ve çocuklarına yönelik olarak gerçekleştirilen saldırıyı şiddetle protesto ediyor, sorumlular hakkında en kısa zamanda soruşturma açılarak cezalandırılmalarını istiyoruz. 18 Temmuz 2008


 

 

 MERKEZ YÖNETİM KURULU BASIN AÇIKLAMASI

“HAİN SALDIRIYI KINIYORUZ”

 

Türk Harb-İş Sendikası, ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu’na yönelik hain terör saldırısını şiddetle kınamaktadır. Terör, başta ülkemiz olmak üzere tüm dünyayı tehdit eden bir sorundur. Yıllarca teröre karşı mücadele veren ülkemiz, terörün çirkin yüzü ile birkez daha karşılaşmış, hain saldırı sonucu 3 polisimiz şehit olmuştur. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve Emniyet Teşkilatımıza başsağlığı, yaralılarımıza ise acil şifa diliyoruz.

Amacı ve hedefi ne olursa olsun, bugün ülkemizin iç istikrarına ve huzuruna kast eden hain terör saldırısı, küresel terörizmin bir parçası olarak görülmeli ve teröre karşı tüm dünya kararlı bir duruş sergilemelidir.

Türk Harb-İş Sendikası, bu düşüncelerle menfur terör eylemini bir kez daha lanetlemekte, yıllarca teröre karşı mücadele veren ülkemizin istikrar ve huzurunu bu tür hain eylemlerin bozamayacağına olan inancını vurgulamaktadır.  9 Temmuz 2008

TÜRK HARB-İŞ SENDİKASI
MERKEZ YÖNETİM KURULU

 TÜRK-İŞ YÖNETİM KURULU


TÜRK-İŞ: “GERÇEKLER KAMUOYUNA AÇIKLANSIN”

 

Türk-İş Yönetim Kurulu, son günlerde yaşanan siyasi ve hukuki gelişmelerin ülkemizin geleceği konusunda ülke bütünlüğünü savunan ve hukukun üstünlüğüne inanan kesimlerde endişe yarattığını belirtti. TÜRK-İŞ Yönetim Kurulu açıklamasında şöyle denildi:

 

‘Türkiye bugün demokrasisinin teminatı olan yargı bağımsızlığını tartışır hale gelmiştir. Bu durum demokrasinin yaşatılması açısından endişe vericidir.
 

Sorunların demokrasi içinde çözüleceğine inanan TÜRK-İŞ, demokratik rejime yönelik her türlü girişimin karşısındadır ve bu tür girişimlerin şiddetle cezalandırılmasından yanadır.

Ancak, Ergenekon adı altında yürütülen hukuk sürecinin, aradan çok uzun bir zaman geçmesine rağmen hala iddianamesinin açıklanmaması, ilgililerin yargı önüne çıkarılamamış olması ve son operasyonda da olduğu gibi  kamuoyunun yakından tanıdığı gazetecilerin, emekli askerlerin, iş adamlarının nedeni belirtilmeksizin apar topar göz altına alınması kaygı vericidir.


Bütün bunların ‘rejim tartışmaları’ zemininde gerçekleşiyor olması ve bu zeminde değişik konu başlıkları altında toplumda bölünme ve  ayrışmalara yol açması ülkemiz açısından ciddi tehlikeler içermektedir.


TÜRK-İŞ, çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi, laik düzeni ve hukukun üstünlüğünü savunan ve bu temel ilkeleri varlık sebebi olarak gören bir kuruluş olarak hukukun tüm kişi ve kuruluşlar için bir güvence olduğuna inanmaktadır.


Beklentimiz, söz konusu operasyonla ilgili iddianamenin ivedilikle açıklanması, ilgililerin yargı önüne çıkarılması, suçlarının kanıtlanması halinde de ağır biçimde cezalandırılmasıdır.’ 03.07.2008

 

TÜRK-İŞ YÖNETİM KURULU

 TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSLERİ


HAZİRAN 2008 TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSLERİ
ALTI AYLIK ENFLASYON %6, DÖRT AYLIK ENFLASYON %3,81

 

Konfederasyonumuz üyesi Sendikaların bağıtladığı toplu iş sözleşmelerinin bir bölümünde ücret zamlarının enflasyona endeksli olduğu ve ücret zammının hesabında Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’nun Tüketici Fiyatları Endeksi'nin (TÜFE) esas alındığı bilinmektedir.

 

TÜİK tarafından yapılan açıklamaya göre; Tüketici Fiyatları Endeksi (2003=100)’nde Haziran 2008 ayı itibariyle bir aylık enflasyon oranı % - 0,36; oniki aylık enflasyon artışı % 10,61; yıllık ortalama enflasyon ise yüzde 8,64 oranındadır.

       

Ayrıca, kimi sözleşmelerde ücret zamları altışar aylık dönemler halinde gerçekleşen enflasyona göre uygulanmaktadır.

TÜİK Tüketici Fiyatları Endeksi (2003=100)’e göre; Haziran 2008 - Ocak 2008 dönemi itibariyle altı aylık enflasyon oranı, Haziran endeks değeri olan 154,51 rakamının, Aralık 2007 endeks değeri olan 145,77 rakamına bölünmesiyle bulunan %6,00 oranındadır. Dört aylık enflasyon oranı ise %3,81 olarak gerçekleşmiştir.

 “E-KART İŞÇİLERİNİN YANINDAYIZ”

“E-KART İŞÇİLERİNİN YANINDAYIZ”

 

E-Kart Elektronik Kart Sistemleri Sanayi ve Ticaret A.Ş işyerinde örgütlenen Basın-İş Sendikası üyesi işçiler, toplu iş sözleşmesi masasına oturmayan işverenin yasadışı ve antidemokratik tutumuna karşı greve çıktılar.

 

E-Kart işçileri, örgütlendikleri sendikayı ve toplu sözleşme haklarını yok sayan işverene karşı bu eylemi gerçekleştirmektedirler. Bu açıdan E-Kart işçilerinin grevi, ülkemizde sendikal mücadeleye yönelik antidemokratik ve yasadışı baskılara karşı direnişin önemli bir sembolüdür.

 

Basın İş Sendikası yöneticileri, yapmış oldukları açıklamada, işverenin grev kararı alan işçileri yıldırmaya yönelik yasadışı uygulamalarını  sürdürdüğünü, bu kapsamda haksız işten çıkarmalar gerçekleştirdiğini açıklamışlardır. Bu tür baskılara rağmen grevdeki E-Kart işçilerinin yüksek moralle direnişe devam ettiklerini bildirmişlerdir.

 

Türk Harb-İş Sendikası olarak, bu onurlu direnişi alkışlıyor ve E-Kart işçilerinin mücadelesinde yanında olduğumuzu bildiriyoruz.

 TÜRKİYE'DE EMEKLİLİK ÇİLE DEMEK

TÜRKİYE'DE EMEKLİLİK ÇİLE DEMEK

 

Tüm Emekliler Sendikası her yıl 28 Haziran-4 Temmuz arası kutlanan Emekliler Haftası nedeniyle tüm emeklileri uyaran bir bildiri yayınladı.

Emeklilerin yoksulluk ve sefalet içinde yaşadıklarına vurgu yapan bildiride genel olarak şu sorunlara dikkat çekiliyor:

 

“Emekliler Haftasında emekliler konuşmalı, emeklilerin sorunları ve çözüm yolları konuşulmalıdır. Bizler mutlu değiliz, yoksulluk ve sefalet içinde yaşıyoruz. Hastane kapılarında, fatura ve maaş kuyruklarında itilip kakılıyor, horlanıyoruz. En kötüsü de yıllarca var olması ve refah içinde yaşaması için ömür tükettiğimiz toplumun sırtında bir yük olarak görülüyoruz. Emekli maaşlarına enflasyon oranının altında zamlar veriliyor. Yıllarımızı vererek alın terimizle hak ettiğimiz maaşlarımızın her yıl bir kısmı elimizden alınıyor. Ama hükümet yetkilileri hala emeklileri mağdur etmedik diyorlar.

Ülkemizdeki emekçilerin ve biz emeklilerin durumu ortadadır. Bizler, yaşadığımız geçim sıkıntısına, ödeyemediğimiz borçlarımıza, hastane kapılarında yaşadığımız işkencelere bakarak ülkemizin ne halde olduğunu görüyoruz. Bizleri bu sefalete ve yoksulluğa mahkum edenlerden, çözüm üretmelerini beklemek en büyük gaflettir. Çözüm bir araya gelerek örgütlenmektir.

 "TUZLA'DA ÇÖZÜM GECİKMEMELİ"

"TUZLA'DA ÇÖZÜM GECİKMEMELİ"

 

Çeşitli üniversitelerin çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri bölümlerinin öğretim üyeleri Tuzla'da yaşanan iş kazalarına bağlı ölüm olayları için ortak bir açıklama yaptı. Açıklamada tersanelerdeki yaşam koşullarının uluslararası standartlara uygun olması gerektiği belirtildi. Açıklama aynen şöyle:

 

Üniversitelerimizdeki Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümleri’nin öğretim üyeleri olarak, bir süredir başta Tuzla olmak üzere tersanelerde yaşanan iş kazaları ve ölümler vicdanımızı yaralıyor. Öğrencilerine insan onuruna yaraşır bir çalışma yaşamının bir ülkenin tüm vatandaşları için bir hak olma niteliğinde olduğunu ve bunu sağlamanın çağdaş devletin en temel görevleri arasında bulunduğunu öğretmeye çalışan bizler; sebepleri, sıklığı ve sonuçları birlikte değerlendirildiğinde artık 'kaza' olarak nitelenmesi mümkün görünmeyen ölüm ve yaralanmalara daha fazla seyirci kalmak istemiyoruz. Tersaneleri yasalara saygılı ve insanca çalışma koşullarına sahip iş ortamları haline getirmek, bunun için gerekli düzenleme ve uygulamaları yapmak, denetimleri gerçekleştirmek, çalışma mevzuatında uluslararası normlara da uygun değişiklikler yapmak, devletin hiçbir biçimde vazgeçemeyeceği bir görev olma niteliğindedir.

Bu sebeple, bilimsel katkı sağlamaya hazır olduğumuzu belirterek, başta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile işveren kuruluşları olmak üzere tüm yetkili kurum ve kuruluşları, özellikle bu işkolunda örgütlü sendikalar ve diğer işçi örgütleriyle işbirliği içinde göreve, kamuoyunu ise bu konuda daha duyarlı davranmaya çağırıyoruz.”

 

Prof. Dr. Ahmet Makal (Ankara Üniversitesi ÇEEİ Bölüm Başkanı), Prof. Dr. Fevzi Demir (Dokuz Eylül Üniversitesi ÇEEİ Bölüm Başkanı), Prof. Dr. Ahmet Selamoğlu (Kocaeli Üniversitesi ÇEEİ Bölüm Başkanı), Prof. Dr. Engin Yıldırım (Sakarya Üniversitesi ÇEEİ Bölüm Başkanı), Prof. Dr. Veysel Bozkurt (Uludağ Üniversitesi ÇEEİ Bölüm Başkanı), Prof. Dr. Nizamettin Aktay (Gazi Üniversitesi ÇEEİ Bölüm Başkanı), Prof. Dr. Abdurrahman Ayhan (Muğla Üniversitesi ÇEEİ Bölüm Başkanı), Doç. Dr. Oğuz Karadeniz (Pamukkale Üniversitesi ÇEEİ Bölüm Başkanı), Yrd. Doç. Dr. Abdurrahman Benli (18 Mart Üniversitesi, ÇEEİ Bölüm Başkanı), Prof. Dr. Gülay Toksöz, Prof. Dr. Mesut Gülmez, Prof. Dr. Kadir Arıcı, Prof. Dr. Eyüp Bedir, Prof. Dr. Pars Esin, Prof. Dr. Kuvvet Lordoğlu, Prof. Dr. Tijen Erdut, Prof. Dr. Zeki Erdut, Prof. Dr. Mustafa Yaşar Tınar, Prof. Dr. Berrin Ceylan Ataman, Prof. Dr. Yüksel Akkaya, Prof. Dr. Müjdat Şakar, Prof. Dr. Serpil Aytaç, Prof. Dr. Gürhan Fişek, Prof. Dr. Ali Nazım Sözer, Prof. Dr. E. Tuncay Kaplan, Prof. Dr. Cem Kılıç, Prof. Dr. Şerife Türcan Özşuca, Doç. Dr. Verda Canbey Özgüler, Doç. Dr. Alpay Hekimler, Doç. Dr. Banu Uçkan, Doç. Dr. Metin Özuğurlu, Doç. Dr. Oğul Zengingönül , Doç. Dr. Faruk Sapancalı, Doç. Dr. Deniz Kağnıcıoğlu, Doç. Dr. İlkay Savcı, Doç. Dr. Özlem Işığıçok, Doç. Dr. İlknur Kılkış, Doç. Dr. Vedat Bilgin, Doç. Dr. Naci Gündoğan, Doç. Dr. Ufuk Aydın, Doç. Dr. Tunç Demirbilek, Doç. Dr. Sevda Demirbilek, Doç. Dr. Hakan Keser, Doç. Dr. Coşkun Saraç, Doç. Dr. Serkan Odaman, Yrd. Doç. Dr. Cemile Gürçay, Yrd. Doç. Dr. Özlem Çakır, Yrd. Doç. Dr. Onat Öztürk, Yrd. Doç. Dr. Şennur Özdemir, Yrd. Doç. Dr. Abdülkadir Şenkal, Yrd. Doç. Dr. Sayım Yorgun, Yrd. Doç. Dr. Betül Urhan, Yrd. Doç. Dr. Aşkın Keser, Yrd. Doç. Dr. Gözde Yılmaz, Yrd. Doç. Dr. Tuncay Güloğlu, Yrd. Doç. Dr. İbrahim Subaşı, Yrd. Doç. Dr. Pir Ali Kaya, Yrd. Doç. Dr. Özlem Çakır, Yrd. Doç. Dr. Recep Kapar, Yrd. Doç. Dr. Serap Özen, Yrd. Doç. Dr. Suat Uğur, Yrd. Doç. Dr. Fatma Yıldırım, Yrd. Doç. Dr. Şenay Gökbayrak, Yrd. Doç. Dr. Ahmet Can Bakkalcı, Yrd. Doç. Dr. Betül Altuntaş, Yrd. Doç. Dr. Fatma Kocabaş, Yrd. Doç. Dr. Dilek Baybora, Yrd. Doç. Dr. Hasan Ejder Temiz, Yrd. Doç. Dr. İlhan Oral, Yrd. Doç. Dr. Handan Kumaş, Yrd. Doç. Dr. Kamil Orhan, Yrd. Doç. Dr. Ahmet Can Bakkalcı, Yrd. Doç. Dr. Nesrin Demir, Yrd. Doç. Dr. Bünyamin Bacak, Yrd. Doç. Dr. Erdinç Yazıcı, Yrd. Doç. Dr. Bülent Bayat, Yrd. Doç. Dr. Türker Topalhan, Yrd. Doç. Dr. Aydın Başbuğ, Yrd. Doç. Dr. Yücel Uyanık, Yrd. Doç. Dr. İbrahim Aydınlı, Yrd. Doç. Dr. Osman Şimşek, Öğr. Gör. Dr. Seyhan Erdoğdu, Öğr. Gör. Dr. Gülbiye Yenimahalleli Yaşar, Ar. Gör. Dr. Mehmet Merve Özaydın, Ar. Gör. Dr. Gaye Burcu Yıldız, Ar. Gör. Elif Tuğba Doğan, Ar. Gör. Taner Akpınar, Ar. Gör. Çağla Ünlütürk, Ar. Gör. Selda Köse, Ar. Gör. Melih Sertkan, Ar. Gör. Arzu Özsoy, Ar. Gör. Taner Akan, Ar. Gör. Doğa Başar Sarıipek, Ar. Gör. Mehmetcan Türkölmez, Ar. Gör. Nail Dertli, Ar. Gör. Onur Can Taştan, Ar. Gör. İlker İnan Akçay, Ar. Gör. Umur Aşkın, Ar. Gör. E. Özlem Özçatal, Ar. Gör. Hakan Topateş, Ar. Gör. Nagihan Durusoy, Ar. Gör. Simay Karaalp, Ar. Gör. Ayşe Gözde Koyuncu, Ar. Gör. Barış Koyuncu, Ar. Gör. Osman Tezgel, Ar. Gör. Cemalettin Parıltı, Ar. Gör. M.Çağlar Özdemir, Ar. Gör. Hande Bahar Kerimoğlu, Ar. Gör. Banu Metin, Ar. Gör. Işıl Kurnaz, Ar. Gör. Volkan Işık, Ar. Gör. Murat Çolak.

 YABANCI ASKERİ İŞYERLERİ

YABANCI ASKERİ İŞYERLERİ
TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNDE UYUŞMAZLIK
 

 

Sendikamızın 17 Nisan 2008 tarihinde yabancı askeri işyerlerinde çalışan üyeleri adına başlattığı toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamayarak 12 Haziran 2008 tarihinde uyuşmazlık tutanağı imzalandı.
139ncu Hava Üs Kanat (39 ABW) Komutanlığı, AAFES-EUR Türkiye Satış Bölgesi Genel Müdürlüğü, Vinnell Brown and Root, (VBR) işyerlerini kapsamak üzere işletme düzeyinde sürdürülen toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamayan ve uyuşmazlık tutulan maddeler şunlardır:
Madde 12 - Toplu iş sözleşmesi ve iş sözleşmeleri
Madde 19 - Ücret ödeme günü
Madde 20 - Ücret, ücret cetvelleri ve ücret zamları
Madde 21 - Yıllık ikramiye
Madde 22 - Devamlılığı teşvik primi
Madde 23 - Çocuk ve eğitim yardımı
Madde 24 - Sosyal haklar
Madde 26 - Cenaze yardımı
Madde 28 - Doğum yardımı
Ek 1 - Ücret cetvelleri
Ek 2 - Sınıflandırma cetveli (Sadece  VBR işletmesi için)
Geçici Madde 1 - Taraflar
Sendikamızın toplu iş sözleşmesini sürdürdüğü yabancı askeri işyerleri Adana İncirlik, Ankara ve İzmir’de bulunuyor.

 Enerjide özelleştirmeye “Hayır”

Enerjide özelleştirmeye “Hayır”

 


Enerji santrallerinin özelleştirme sürecini başlatan Hükümete Tes-İş Sendikası’ndan ciddi uyarı geldi. Ankara’da Özelleştirme İdaresi önünde toplanan Tes-İş üyeleri özelleştirmeye ilişkin tekliflerin alındığı günde, basın açıklamasıyla Hükümete yüklendi.

Türk Harb-İş Sendikası Genel Başkanı Ahmet Kalfa ve Genel Eğitim Sekreteri Gürsel Karamaşa’nın da destek verdiği basın açıklamasında, Tes-İş Genel Başkan Yardımcısı Murat Aytemiz, “Bugüne kadar halka karşı duyduğu sorumluluk gereği hiçbir zaman şalter indirmemiş olan Tes-İş, bir gün şalter indirecekse özelleştirmeler bunun için önemli bir neden olacaktır” dedi.



>> Devamı

 5 HAZİRAN DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ

“ÇEVRE KİRLİLİĞİ İNSANLIĞIN ORTAK SORUNUDUR ”

 

 

Çevre kirliliği, doğayı bilinçsizce  yok eden insanlığın kendi eliyle yarattığı büyük bir tehdit haline dönüşmüştür. Sınırsız üretim ve tüketim anlayışıyla doğayı tahrip eden ülkeler, halen bir takım ekonomik çıkarlarını, insanlığın ve dünyanın geleceğini yok olması pahasına öne çıkarmaktadırlar.

 

Birleşmiş Milletler Örgütü’nün 1972 yılında aldığı kararla  Dünya Çevre Günü ilan edilen 5 Haziran, dünyada gereken çevre bilincini uyandıramadığı gibi, geçen 36 yıl içinde çevre kirliliği, dünyamız için telafisi çok zor boyutlara ulaşan bir tehdit haline dönüşmüştür.

 

Bilim adamlarının, çevre sorunlarını büyüten sanayileşmiş ülkeler başta olmak üzere tüm dünyaya yaptığı uyarılar ne yazık ki ekonomik ve siyasal çıkarların gölgesinde kalmıştır. Çevre kirliliğine bağlı yaşanan doğal sorunlarda insan faktörünün yüzde 90'a varan bir sorumluluğu olduğunu belirtmektedirler.

 

Toplumumuzda da çevre duyarlılığına yönelik bilincin  yetersizliği, günlük hayatta karşılaştığımız sayısız örnekle kendini göstermektedir.  Çevre politikamızda ise dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi çevre sorunları belirleyici olamamıştır.

 

Bu noktada Türkiye’nin,  Birleşmiş Milletler Örgütü’nün 1997 yılında imzaya açtığı ve ancak 2005 yılında uygulamaya konulan Kyoto Protokolünü imzalamayan birkaç ülkeden biri olma ayıbından bugün, Kyoto Protokolünü TBMM’ye göndererek kurtulmuş olması olumlu bir gelişmedir. Ancak sonuç alınabilmesi için uygulama aşamasının ciddi şekilde denetlenmesi ve kararlı bir tutum sergilenmesi şarttır. 

 

5 Haziran Dünya Çevre günü, çevre kirliliğine karşı mücadeleyi simgelemektedir. Ancak çevre kirliliği, insanlığı her gün artan bir düzeyde tehdit eden bir sorundur. Bu nedenle, çevre kirliliğine karşı mücadele, hayatın bütününü kapsamak zorundadır.  İnsanlık kendisine karşı doğayı koruma mücadelesi verdiği sürece dünyamız daha güvenle yaşanabilir bir hale gelecektir.5 Haziran 2008

 

Türk Harb-İş Sendikası

Merkez Yönetim Kurulu

 2821 ve 2822 SAYILI KANUN TASLAKLARI

2821 ve 2822 SAYILI KANUN TASLAKLARI


2821 Sayılı Sendikalar Kanunu ve 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nda yapılması düşünülen değişikliği içeren ve Çalışma Bakanlığı tarafından Meclise gönderilen Kanun Taslağı Sendikamız tarafından incelenmiş olup, bu metin daha önce Bakanlık tarafından Sosyal taraflara gönderilen metinle karşılaştırılarak aralarındaki farklar bulunmuştur.

 

27/05/2008 tarihli TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunun bu Kanun teklifine ilişkin yaptığı değerlendirmeler ve TBMM Genel Kurulu’na gönderdiği Kanun Tasarısı bilginize sunulmuştur.  Aşağıdali linki tıklayarak metinlere ulaşabilirsiniz.


>> Devamı

 BASIN AÇIKLAMASI

“AMAÇLANAN, SOSYAL HAKLARDA YAPISAL DÖNÜŞÜM”

Türk Harb-İş Sendikası Merkez Yönetim Kurulu’nun basına ve kamuoyuna açıklaması

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’nda değişiklik öngören yasa tasarısı, 17 Nisan 2008 tarihinde TBMM’nde kabul edildi. Böylece bir yandan emeklilik yaş sınırı, kadın ve erkek, tüm sigortalılarda yeni işe başlayacaklar için kademeli olarak 65 yaşa, prim gün sayısı ise 7200 güne yükseltilirken sağlıkta katılım payı uygulaması başta olmak üzere birçok konuda önemli değişiklikler gerçekleştirildi.

Hükümetin sosyal güvenlik ve sağlık alanında gerçekleştirmeyi amaçladığı bu değişiklikler gerçekte sosyal haklar konusunda yapmayı hedeflediği diğer birçok düzenleme için çok önemli bir başlangıç oluşturmaktadır.  Çünkü Hükümet, farklı alanlarda, farklı düzenlemelerle sosyal haklarda genel bir dönüşüm planını yaşama geçirmeye çalışmaktadır. Bu sosyal dönüşüm planı, Dünya Bankası’nın ve IMF’nin yapısal dönüşüm programlarına tam anlamıyla uymaktadır. Hatta bu planın yapıcısı ve yürütücüsü bu iki uluslararası kuruluştur.

Hükümetin öncelikle sosyal güvenlik ve sağlık alanında gerçekleştirmek istediği  dönüşüm, diğer sosyal alanlarda da uygulanacaktır. Genel istihdam politikalarının gözden geçirilmesi, işçilerin birikmiş emeğinin karşılığı olan ve iş güvencesi anlamı taşıyan kıdem tazminatının fon sistemiyle ortadan kaldırılması, kamu istihdam düzeninin yenilenmeye çalışılması, kentsel yönetimlerin ve kentsel yaşamın yeni kurallara bağlanmak istenmesi, hedeflenenlerin geniş bir düzleme yayıldığını göstermektedir. Bu aşamada 13-14 Mart tepkisini gerçekleştirerek varlığını ve etkisini tüm ülkeye gösteren  emek örgütlerine çok önemli görevler düşmektedir. Özellikle konfederasyonumuz Türk-İş başta olmak üzere tüm emek örgütlerinin bu sosyal dönüşüm programına içten, ikilemsiz ve kararlı tutum alarak birlikte karşı çıkmaları tarihsel önemde erdemli bir yaklaşım olacaktır. Çünkü susmak, kabullenmek, yalnızca kendi bireysel konumunun görece iyiliğini temel almak, hiçbir zaman doğru bir davranış değildir ve olamaz. (18 Nisan 2008)

 
Türk Harb-İş Sendikası - İnkılap Sokak No:20 Kızılay-Ankara - Tel : (312) 417 50 97 Faks : (312) 417 13 64